mutlu çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutlu çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2015 Perşembe

1. Fotoğraf Sergimiz

Bu çalışmamızdan çok bahsettim, çok yazdım, çok paylaştım. Son olarak buradan da yazıp arşivlemek istedim.

Nasıl başladı bu proje derseniz, az biraz kendim fotoğraf çekiyorum. Bir gün Ahmet ile sohbet ederken proje şekillendi. Kendisi de fotoğrafçı olan Ahmet ile nasıl yapalım, ışık, renk, ayar çocuklara nasıl anlatırız derken Ahmet, "hiç bir şey anlatma, çocuklar keşfetsin" dedi. Çok haklıydı.

Hemen velilerime böyle bir proje yapacağımızdan bahsettim. Ve evde çalışan fakat kullanmadıkları bir fotoğraf makinası göndermelerini istedim. Sevgili Burcu Hanım bize hemen ertesi gün bir makina gönderdi.

Fotoğraf makinası gelince çocuklarla o gün planında aldığım gibi fotoğrafları, gazatede, dergi de olan fotoğrafları inceledik. Fotoğraf hakkında konuştuk. Ve sınıfımızda artık her gün bir fotoğrafçı olacağından bahsettik.

O günkü fotoğrafçıya sadece fotoğraf makinasını açmayı ve kapamayı gösterdik ve gün boyunca istediği zamanlarda, istediği fotoğrafı çekebileceği bilgisini verdik. Geri kalan her şeyi ona bıraktık. İstedikleri her şeyi çektiler. Biz yani öğretmen hiç bir şekilde karışmadık, göstermedik, anlatmadık. Herşeyi onların keşfetmesini istedik. Gün sonunda çektikleri fotoğrafları bilgisayara aktarıp, neleri çektiklerine baktık. Akşam da facebook grubumuz üzerinden velilerimiz ile paylaştık.

(Çocuklara fotoğrafçı oldukları gün bu rozetlerden taktık) Çocuklar fotoğrafçı olmak için sabırsızlandılar.
22 öğrencimiz 22 gün boyunca onlarca fotoğraf çekti. Burada çocukların fotoğraflarını düzenli bir şekilde arşivlemek çok işime yaradı.  Fotoğraf çekimleri bittikten sonra çocuklara bu fotoğraflarla bir sergi açmayı ve ailelerine bu fotoğrafları göstermeyi steyip istemediklerini sordum. Tabiki sonuç evetti:))

Çocukları tek tek yanıma çağırarak sergi için bütün fotoğrafları kullanamayacağımızı belirttim. "sergide hangi fotoğraflarına yer almasını istersin?" sorusunu sorarak, 3 fotoğraf seçmelerini istedim. Kendi çektiği fotoğrafların hepsini tek tek gösterdim ve hiç bir müdahalede bulunmadan 3 tanesini seçmelerini sağladm. 

Seçilen fotoğrafları en ekonomik nasıl bastırabilirim, kaça kaç bastırabilirim, ne kadara mal olur diye düşünmeden edemedim. Burada müdürürüz Barış ÜNLÜ desteğini bizden esirgemedi ve bize fotoğraflar için bir bütçe ayarladı:)) Eminönünde kendi çektiğim fotoğrafları da bastırdığım Kristal Fotoya gittim. Bana hem emek olarak hem maddi olarak çok destek verdiler. 20X30 olarak tüm fotoğrafları bastırdım. Yani 22 öğrenciden 66 foto.

Nasıl sergleyecektik, Fotoğrafları büyük bastırdığım için bütçem tükenmişti. neyseki bana her zaman ışık olan Ahmet fotoblok ve siyah karton desteği sağladı. 

Fotoblokları tek tek ölçerek kestim. Üstüne yine siyah kartnları kestim ve yapıştırdım. Burada 2 cümle olarak yazsamda 2 gün sadece bunlarla uğraştım(Okuldan kalan zamanlarımda)  Sonra fotoğraflar ve etiketler yapıştırıldı.  En son sevgili Pamuk, Dostum Elifle her çocuğun 3 fotoğrafını alarak arkalarına sıcak silikon ile kınnap ipi yapıştırıp birleştirdik. 

Davetiyemiz

(fotoblokların geri dönüşümü siyah karton kaplanarak sağlandı)


















Günün başında ben biraz heyecanlıydım. Çocuklar ailelerine kendi çektikleri fotoğrafları nasıl çektiklerini, neden çektiklerini, anlattı. Günün sonunda çocuklarımızda velilerimizde, bende çok mutluyduk.

Destekleri için Projemize ışık olan Ahmet Kater'e, Müdürüm Barış Ünlü'ye, Öğrencilerime, velilerime (Özellikle Burcu, Seza ve Şerife Hanım'a) çok çok teşekkür ederim.

Sergimiz ile ilgili de bir kısa video hazırladım. https://www.youtube.com/edit?video_id=JPkcoM-vztA izleyebilirsiniz.


20 Nisan 2015 Pazartesi

Çocuk Hakları

23 Nisan yaklaşıyor. Bu bayram onların bayramı. O zaman çocuklar o sıkıcı rontlardan, kameralara çekilmek için oluşturulan etkinliklerden uzak, istedikleri gibi kutlamalı bayramlarını... 

Bugün çocuk haklarından bahsettik, nelere hakları varmış, öğrenelim dedik. Tüm çocukların yemek yemeğe, temiz su içmeye, oyun oynamaya vb. hakkı var dedik. Kitabımızı okuduk (Çocuk Olmaya Hakkım var bizim grubumuz için biraz uzun-4 yaş- bu yüzden kısaltarak, hatta bazı sayfalarını atlamak zorunda kaldım:(( )Sonrasında dünya çocuklarının nasıl, ne şartlarda yaşadığını, hangi haklara nasıl kavuştuklarını kitaptan inceledik (Kitabın görselleri çok güzel, çocukların çok ilgisini çekti, farklı çocukları ve yaşayışlarını detaylı incelediler). 


Çocuklarda diğer kültürler için farkındalık yaratma, eşitlik, kardeşlik duygularının kazanılmasını çok önemsiyorum. Bunun için uzun uzun sohbet ettik. 


Sonrasında boş çocuk figürleri verilerek çocuklardan kendi çocuklarını çizip, boyamalarını istedik. Yaptıkları çocuk figürlerini camlarımıza asarak sınıfımızı süslemeye başladık:))) Süslemelerin devamı yarın ve gelecek günlerde:)


Çocuk Olmaya Hakkım Var Yapı Kredi Yayınları Alain Serres 

Benim Hayatım Kaknüs Yayınevi




 







2 Nisan 2015 Perşembe

Sihirli Fasulyeler

Geçen hafta ektiğimiz fasulye ve nohutlarımızı bugün "Sihirli Fasulye" hikayesi ve fasulye etkinlikleri ile sonlandırdık.

(Başta belitmekte fayda var:) Çocuklarla konuşurken tabi ki Sihir kelimesini sadece hikayede kullandım -oda hikayenin adı öyle olduğu için-, ve gün içinde de olabildiğince kullanmamaya çalıştım. Sihir, büyü gibi kelimelerin okul öncesinde kullanılmasını doğru bulmuyorum)


Bu ay değerler eğitimi kapsamında değerimiz Sorumluluk (Görevlerimizi Bilmek). Zaten fasulyelerimiz geçen haftadan beri bir hayli büyümüştü, yani onlara karşı sorumluluklarımızı (sularını verdik, ışıklı ve sıcak bir yerde onları muhafaza ettik) yerine getirmiştik:)) gün sonunda büyüyen fasulyeleri çocuklar eve götürdüler. Artık evde onlar sorumlular bakımlarından:) 


Güne büyüyen Fasulyelerimizi inceleyerek başladık. Çocuklar 1 haftadır fasulyelerin büyümesini an an izlemekten ve büyümelerini görmekten oldukça mutlu ve şaşkındılar. Her gün geldiklerinde onların yanına geçip, ne kadar büyüdüklerini inceliyorlardı. Ve fasulyeler artık o kadar uzamıştı ki bir yere bağmamız gerekiyordu. En güzeli bu sorumluluğu artık evde sürdürmek olacaktı. 

Gün sonunda fasulyeleri evlerine götürmeden önce, gün içinde bir klasik olan "Sihirli Fasulyeler" hikayesini dinledik. Dinledik çünkü bu sefer hikayeyi kitaptan okumadık, ben anlattım. Hiç gezmeden, bağdaş kurarak, hiç bir resim göstermeden. Arada sorular sorarak ve onların sorularına cevap vererek. (Hep kitap okuyordum, arada kitapsız hikaye anlatmak güzel oluyormuş:)))

Ardından "Fasulye büyüdü" şarkımızı öğrendik  ve hareketlendik.

Sanat etkinliğimizde fasulyeleri boyayıp fasulye sırığına yapıştırdık ve çocuğu, annesini, devi, ineğini, vb.(Ne istiyorlarsa) Çizdik. (Bulutların üzerindeki evler devin eviymiş:)) (Yaratıcılık çok önemli, bazı çocuklar devi çizmediler, çünkü evinin içindeymiş:))) 






Son olarak Oyunumuzu oynadık. Küçük kas becerileri, gruplama ve dikkat çalışması. Fasulye, makarna, cocopops, pirinç, nohut, erişte karışık şekilde bir kaplara koyduk Sınıf 2 gruba ayrıldı. Ayrı ayrı tabaklar verdik ve ayırmaları istedik. Çok eğlenerek oynadılar. (Farklı malzemelerle de renklerine, sayılarına, şekillerine vb. ayırma oyunu oynayabiliriz:)

İşte bir fasulyeyle bile ne çok şey yapılabiliyor. (Bütünleştirilmiş etkinlik planı)

(Sayma, boyama, eşleştirme, sorumluluk alma, gruplama, dikkat etme, drama, hikaye, yaratıcılık, müzik vb:)) 
Bir fasulye deyip geçmeyin:) 






9 Şubat 2015 Pazartesi

2. Dönem Ne Yapalım?




Bugün okulumuz açıldı. Çocuklar gelince doya doya sarıldık, özlemlerimizi paylaştık:)) Tatil sohbetleri uzun sürdü, ektikleri Limon çekirdeklerini severek anlattılar. 


Bugünkü sohbet konumuz çocukların bu dönem ne yapmak istedikleriydi. Hep biz öğretmenler plan yaparız, ne yapacağımıza karar veririz. çocuklar buna uymaya çalışırlar, bazen sıkılırlar, bazen severek katılırlar. İşte bu sebeple çocuklara bugün "2. dönem ne yapalım diye sordum" Çok güzel cevaplar geldi. 
  Ardından çocuklarla "Bu dönem ne yapalım"ı çizdik. 
Kimisi Uçak yapmak istiyormuş bu dönem 

Kimisi ülkeleri tanımak istiyormuş. 


Kimisi sayıları öğrenmek istiyormuş.

Kimisi de şekilleri öğrenmek istiyormuş. 

Bugün ne yaptık panomuza tüm çocukların resimlerini astık. 

Bu da benim yaptığım resim. Mutlu çocuklar görmek istiyorum:))


İşte böyle. Aslında çocukları okulda da, evde de daha çok dinlesek kimbilir daha neler çıkar. Daha fazla, daha da fazla fırsat vermeli fikirlerini sunmalarına, akıllarındakileri paylaşmalarına. 

Bu dönem planlamalarımda sıra ile gideceğim isteklerinden. Onlar bunu farkederlerse eminim daha eğlenerek öğreneceklerdir. Duyulduklarını hissedecekler, anlayacaklar. Aslında önemli olanda onların istediklerini öğrenmeleri, isteyerek öğrenmeleri değil mi? 

09.02.2015 Pazartesi'den... Tuğba Özdinç